Gelişmiş Arama
Ziyaret
5156
Güncellenme Tarihi: 2010/07/05
Soru Özeti
Kur’an insanları humus ve zekât vermeleri ve farzlarını yerine getirmeleri için neden efsanevi canlılardan korkutmaktadır?
Soru
Kur’an insanları humus ve zekât vermeleri ve farzlarını yerine getirmeleri için neden efsanevi canlılardan korkutmaktadır?
Kısa Cevap

1.     Kur’an-ı Kerim’de insanların efsanevi varlıklardan korkmaları gerektiğine yahut Kur’an’ın onları korkuttuğuna dair bir örnek bile mevcut değildir.

2.     Bazı rivayetlerde bazı günahların cezaları (Kur’an ehli olup şarap içenler gibi) hakkında bin başlı ejderhayla azap göreceklerine[1] dair belirtilenlerin humus ve zekat konusuyla bir irtibatı yoktur.

3.     Modern bilimlerle uğraşan bilginler ve ilahiyat düşünürleri açısından amel ve netice arasındaki görünür fark açık ve belirgindir. Örneğin modern bilimler açısından toprak kimyasal etki ve etkileşmeler neticesinde lezzetli bir meyveye ve meyve de kana ve beyin ile kemik hücrelerinin ihtiyacı olan maddelere ve başka şeylere dönüşür. O halde biri modern bilimlerle uğraşan bilginleri kan ve toprak arasında görünür bir benzerlik olmamasından ötürü alaya alırsa, kendi cehalet ve akılsızlığının nihayetini sergilemiş olur. İlahiyat düşünürleri açısından toprağın kana ve beden hücrelerinin gıda maddelerine dönüşmesi gibi, insan amelleri de bin başlı ejderha ve… gibi netice ve eserler ortaya çıkarabilir.[2] Öyleyse bilim ve ilahiyatı küçümsemek yerine onları öğrenmek ve anlamaya çalışmak daha iyidir.



[1]. (عَنْ عَلِیِّ بْنِ عَنْدَلِیبِ بْنِ مُوسَى عَنْ إِسْمَاعِیلَ بْنِ سَلْمَانَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِکٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص إِنَّ فِی جَهَنَّمَ لَوَادِیاً یَسْتَغِیثُ مِنْهُ أَهْلُ النَّارِ کُلَّ یَوْمٍ سَبْعِینَ أَلْفَ مَرَّةٍ فِی ذَلِکَ الْوَادِی بَیْتٌ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ الْبَیْتِ جُبٌّ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ الْجُبِّ تَابُوتٌ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ التَّابُوتِ حَیَّةٌ لَهَا أَلْفُ رَأْسٍ فِی کُلِّ رَأْسٍ أَلْفُ فَمٍ فِی کُلِّ فَمٍ عَشَرَةُ آلَافِ نَابٍ وَ کُلُّ نَابٍ أَلْفُ ذِرَاعٍ قَالَ أَنَسٌ قُلْتُ یَا رَسُولَ اللَّهِ ص لِمَنْ یَکُونُ هَذَا الْعَذَابُ قَالَ ص لِشَرَبَةِ [لِشَارِبِ‏] الْخَمْرِ مِنْ حَمَلَةِ الْقُرْآنِ.) Ali b. İndelib b. Musa, İsmail b. Süleyman’dan ve o da Enes b. Malik’ten rivayet ettiğine göre Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: “Cehennemde ateş ehlinin günde yetmiş bin defa yardım dilediği bir vadi vardır. Bu vadide ateşten bir ev, bu evde ateşten bir kuyu, bu kuyuda ateşten bir tabut ve bu tabutta da bin başı bulunan, her başında bin ağzı, her ağzında on bin dişi ve her dişi de beş yüz metre olan büyük bir yılan vardır. Ben ey Allah Resulü (s.a.a) bu azap kimin içindir diye sordum. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: Şarap içen Kur’an ehli hakkındadır.” Bkn: Biharu’l-Envar, c. 76, s. 146.

[2] Hasan Sakafi, İnsan ve Endişe, “Telhis-i Kitab-i İttihad-i Akıl ve Makul” Ayetullah Hasanzade Amuli, s. 51

Ayrıntılı Cevap

Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Sünnetin kanıtsallığı dünyevî işlerde midir yoksa uhrevî hususlarda mıdır?
    5859 Masumların Siresi
    Şia ve Ehli Sünnet mensubu usul bilginleri, sünnetin Allah Resulü’nün (s.a.a) söz, davranış ve onaylaması olduğu hususunda hemfikirdir. Şia, sünnetin imamların (a.s) söz, davranış ve onaylamasını da kapsadığına inanır. Bu yüzden imamet nübüvvetin boylamındadır ve Peygamber (a.s) ile imamların söz, davranış ve onaylaması arasında bir fark bulunmamaktadır. Şia’nın görüşünde ...
  • Ben, Allah’a ermiş ve yolu kat etmiş olan bir irfan üstadının peşindeyim.
    4848 دستور العمل ها
    Üstat talebinde bulunmak Şia’da en temel arayışlardandır ve gerçekte İmamı talep etmektir.[1] Birey tamamıyla ilim, amel ve kemal iddiasından vazgeçmeyinceye ve kendi bağımsız arayışlarında çıkmaza girmeyinceye dek ne bir üstatla mülakat eder ve nede mülakat etmesi durumunda üstadın müridi olabilir; çünkü henüz kendi nefsinin ...
  • acaba hem Allah-ı sevmek ve hem de ondan korkmak mümkün müdür?
    7277 Pratik Ahlak
    Allah u Teâlâ'ya yönelik, ümit ile korkunun birlikte ve beraber oluşları, bazı yerlerde ve zamanlarda da mehabetin oluşu hiç de hayret verici bir durum değildir. Zira bu durum yaşamımızın her tarafını kapsamış, ancak biz bu durumdan, bu durumun şiddetli bir şekilde açık olduğundan dolayı gafiliz. ...
  • Mecusiler Kimlerdir?
    20688 Eski Kelam İlmi
    Arap dilinde Zerdüşt dinine mensup olanlar için kullanılan “Mecusi” kavramı, Yunancaya girdikten sonra “magus” şeklini alın kadim Farsçadaki “meguş” veya “megu” kavramından alıntılanmıştır. (İngilizcedeki magic kavramı bu kavramdan alıntılanmıştır). Bu kavram Arap diline girdikten sonra “Mecusi” şekline bürünmüştür. Mecusilerin dini olan Zerdüşt dini, kutsal kitaplar (Tevrat ve İncil) ile ...
  • Eğer idrar sonrası istibra yapılıp abdest alınırsa ve daha sonrasında bir damla idrar gelirse hükmü nedir?
    3013 Hukuk ve Şer’I Hükümler
     Ayetullah uzma Hamaney’in bürosu:Eğer gelen sıvının idrar olduğuna eminseniz abdest batıldır ve o bölge necis olmuştur. Eğer idrar olduğuna emin değilseniz taharete hükmedilir ve abdesti bozmaz.Ayetullah uzma Sistani’nin bürosu:Eğer idrar olduğundan şüpheniz varsa taharete hükmedilir.Ayetullah ...
  • Geçici evlilikte erkek kadından taraf vekil olur ve nikah akdini okursa, ama mihrin miktarını ve süreyi kadına söylemezse bu akit doğru olur mu?
    6510 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bazı taklit mercilerinin görüşleri şöyledir: Hz. Ayetullah Hamanei’nin Bürosu: Zaman ve mihirde de onu vekil etmişse sakıncası yoktur. Ancak farz ihtiyat gereği bütün şartların mevcut olması gerekir. Mesela bakirenin, babasından ya da babasının babasından izin alması gibi.
  • Günlük birçok meşguliyetle birlikte nasıl ibadet yapılabilir?
    9756 Pratik Ahlak
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Masum İmamlar da iktidar savaşına girişirler miydi? Onlar da verasete dayalı iktidar mı istiyorlardı?
    4521 Eski Kelam İlmi
    Birincisi, İmamların siretine baktığınızda Onların iktidar için savaşım vermediklerini gördüğümüz gibi asla iktidar peşinde olmadıklarını da görmekteyiz. Bazı zamanlar haklarını savundularsa bunun nedeni görevlerini yerine getirmek içindi. İmam Ali’nin (a.s) ‘Beni bırakın ve başkalarının yanına gidin.’ sözü bu iddiaya en güzel delildir. İkincisi, başkalarından daha üstün ...
  • Kız bayanın tırnaklarının uzatmasının hükmü nedir?
    8813 Varie
    Tırnağın uzatılmasının zati itibariyle her hangi bir işkâlı yoktur. Hata bayanların kendi tırnaklarını uzatmasını teyit edecek rivayetler bile varit olmuştu.[1] Ama eğer tırnağını yabancılara ve kâfir olan kimselere benzetmek için yapılıyorsa caiz değildir. Bazı taklidi mercilerinin vermiş oldukları fetvalarının zeylinde şöyle yazılmaktadır: Saygın ve ...
  • Yabancı şirketlere yapılan yatırımların kazançının hükmü nedir?
    3277 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Yabancı şirketlerde yatırım yapmak eğer müslümanların izzetine, bağımsızlığına zarar vermiyor ve Müslümanların onlara bağlanmalarına ve derin bağlar kurmalarına yol açmıyorsa sakıncası yoktur. Bu bağlamda Müslüman olmayan birinden faiz almak Taklit Mercilerin kahir çoğunluğunun fetvasına göre caizdir. ...

En Çok Okunanlar