Gelişmiş Arama
Ziyaret
14314
Güncellenme Tarihi: 2011/12/21
Soru Özeti
‘İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmek, arşta Allah’ı ziyaret etmek gibidir’ cümlesinin manası nedir?
Soru
Peygamberimizin torunu Hüseyin b. Ali’yi (a.s) ziyaret etmenin arşta Allah’ı ziyaret etmek gibi olduğunu kabul ediyor musunuz? (Bak: Müfid, el-Mezar, s.51)
Kısa Cevap

Şiilerin üçüncü imamı Hz. Hüseyin b. Ali (a.s), hedef, özellik, amel, fedakarlık ve Allah yolunda çektiği

musibetlerden dolayı Allah katında çok büyük bir makama sahiptir. Allah Teala, ona  pek çok mükafatlar vermiştir. Onlardan biri dünyadaki izzet ve azamettir. Öyle ki herkesi Onun kutsal mezarını ziyarete teşvik etmiş ve ziyaretine gidenlere birçok mükafat ve sevaplar vereceğini vaadetmiştir. O ilahi vaatlerden birisi Şeyh Müfid (r.a), vs. alimlerin İmam Sadık’tan (a.s) mütevatir olarak naklettikleri şu hadistir: ‘...Kim İmam Hüseyin’in kabrini aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşta ziyaret etmiş kimse gibi olur.’ Bu hadisin benzeri Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etme konusunda da gelmiştir. İmam Rıza (a.s) Allah’ı ziyaret etmenin manası hakkında şöyle buyuruyor: ‘Allah’ı görmek ve ziyaret etmek mümkün olmadığı için Peygamberini ziyaret etmeyi kendini ziyaret etmek gibi saymıştır.’

Belirtmek gerekir ki İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmek, Onun Allah’ın dinini ve Kur’an’ın emirlerini yaşatmak olan yüce hedeflerini yaşatmaya sebep olacaktır.

Ayrıntılı Cevap

İslam, değerler dinidir ve onun verdiği ilahi vaatler insanların Allah için yaptıkları ihlaslı amellerin neticesinde alınacaktır. Zira Allah Teala en iyi ve en adil mükafat verendir ve O iyilerin iyiliklerini heba etmez.[1] İnsanın amelleri ne kadar çok halis olur ve Allah yolunda ne kadar çok zorluk çekerse Allah katındaki mükafat ve değeride o kadar çok olur. Peygamberlerin ve Masum İmamların (a.s) Allah Teala katındaki makamlarının bu kadar yüksek olmasının nedenide budur. Şiilerin üçüncü imamı Hz. Hüseyin b. Ali’de (a.s), Allah katında çok büyük bir makama sahiptir. Bu makam Onun Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a) torunu olduğu için değil, İslamı ve Kur’an’ı korumak yolunda, ilahi vazifeleri yerine getirmek uğrunda çektiği sıkıntıların; hedef, özellik, amel, fedakarlık ve Allah yolunda çektiği musibetlerin karşılığındadır. Hüseyin b. Ali (a.s) Yezid ve Yezidilerle yaptığı savaşta hedefi ilahi idi. Bugün herkes biliyor ki İmam Hüseyin (a.s), Benî Ümeyye’nin sapmaları ve bozgunculuklarının karşısında susmuş olsaydı İslamdan yalnızca kuru bir isim kalacak, İslamın hakikatı Benî Ümeyye’nin esaretine geçerek bize ulaşmayacaktı. Yüce aşk ve akılla karışık hüseyni fedakarlık, İslamı yok olma tehlikesinden kurtardı ve aşağılık Benî Ümeyye’nin onu yıkmasına engel oldu.[2]

Kaldı ki, İmam Hüseyin (a.s) yaşamak için hiç bir şansının kalmadığını biliyordu. Onların kendisini şehid edeceklerinden, Küfe halkının babası ve kardeşiyle yaptıkları ahidlere vefa etmediklerinden haberi vardı. Bununla birlikte O bütün sermayesiyle (canını, evlatlarını, yakınlarını ve ashabını) meydana getirmiş, gönül rahatlığıyla ve ilahi kazaya tam olarak razı olduğu halde Allah’ın dinini savunmuş, kanıyla İslam ağacına su vermiş ve ona yeni bir hayat kazandırmıştır.

Her ne kadar Peygamberler ve veliler Allah yolunda kendilerini feda etmişlerse de İmam Hüseyin (a.s) ve ashabının mazlumca şehadet olayında sayı ve şehadet şekilleri, şehadetten sonra şehidlerin cesetlerine yapılan hakaret, Yezidilerin şehidlerin kadınlarını, evlatlarını esir etmeleri ve mallarını yağmalamaları bakımından tarihte eşine rastlanmaz bir olay olmuştur. Allah Teala buyuruyor: ‘Sabredenlerin mükafatları, hesapsızca ödenir.[3]            

Acaba beşeriyet tarihi İmam Hüseyin’in (a.s) başına gelen sayısız musibetlerden daha ağır ve Onun sabrından daha üstün bir sabır kaydetmiş midir? Kaldı ki İmamın (a.s) bütün musibetleri ve sabrı ihlasla ve Allah rızası içindi. O bu olaydan kendi menfaati ve nefsi için zerre kadar faydalanmadı.

Bütün bunlar göz önüne alındığında Allah Teala, İmam Hüseyin’e nasıl bir mükafat vermeli ki hem Onun çektiği musibetlerin karşılığı olsun hem de Allah’ın adalet, bağış ve keremine layık olsun?

Görüyoruz ki Allah, Ona (a.s) pek çok mükafatlar vermiştir. Onlardan biri dünyadaki izzet ve azamettir. Öyle ki herkesi Onun kutsal mezarını ziyarete teşvik etmiş ve ziyaretine gidenlere birçok mükafat ve sevaplar vereceğini vaadetmiştir. O ilahi vaatlerden birisi Şeyh Müfid (r.a), vs. alimlerin İmam Sadık’tan (a.s) mütevatir olarak naklettikleri şu hadistir: ‘...Kim İmam Hüseyin’in kabrini aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşta ziyaret etmiş kimse gibi olur.’[4]

Ancak bu hayret verici bir şey değildir. Çünkü bunun benzeri birçok hadis Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etme konusunda da gelmiştir. İmam Sadık (a.s) buyuruyor: ‘Kim Allah Resulü’nü (s.a.a) ziyaret ederse sanki Allah’ı arşta ziyaret eden kimse gibidir.’[5] İmam Rıza (a.s) Allah’ı ziyaret etmenin manası hakkında şöyle buyuruyor: ‘Allah’ı görmek ve ziyaret etmek mümkün olmadığı için Peygamberini ziyaret etmeyi kendini ziyaret etmek gibi saymıştır.’[6]

Belirtmek gerekir ki İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmek, Onun Allah’ın dinini ve Kur’an’ın emirlerini yaşatmak olan yüce hedeflerini yaşatmaya sebep olacaktır.



[1] -‘Allah, inananların mükafatını zayi etmez.’ (Al-i İmran/171, Tevbe/120)

[2] -Soru:4218 (Site:4456), Dizin: İmam Hüseyin’in (a.s) Aşura Günü Yaptığı İşlerin Akıllıca ve Aşıkça Olması

[3] -‘De ki: Ey iman eden kullarım, çekinin Rabbinizden; bu dünyada iyilik edenlere iyilik vardır ve Allah'ın yeryüzü geniştir; sabredenlerin mükafatları, hesapsızca ödenir. (Zümer/10)

[4] -Cafer b. Muhammed b. Kuleveyh el-Mezar’da Cafer b. Muhammed b. Abdullah el-Musevi’den O da Abdullah b. Nehiki’den O da İbn-i Ebi Umeyr’den O da Zeyd el-Şahham’dan O da Cafer b. Muhammed’in (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet eder: ‘Kim Hüseyni şabanın yarısının gecesinde ziyaret ederse Allah onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar ve kim Onu Arefe günü ziyaret ederse Allah ona bin makbul haccın ve bin umre-i mebrur’un (sevabını) yazar. Ve kim Onu aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşında ziyaret eden gibidir.’ (19619)

[5] -Tehzibu’l-Ahkam, c.6, s.3; Bir grup dostlarımızdan, onlarda Sehl b. Ziyad’dan, o da Muhammed b. el-Hüseyin’den, o da Muhammed b. İsmail’den, o da Salih b. Ukba’dan, o da Zeyd el-Şehham’ın şöyle dediğini rivayet eder: Ebi Abdullah’dan (a.s) ‘Resulullah’ı ziyaret eden için ne var?’ diye sorduğumda şöyle buyurdu: ‘Allah’ı arşında ziyaret eden gibidir...’ (Vesailu’ş Şia, c.14, s.335, H.19340)  

[6] -(Tevhid’den, Uyun-u Ahbar-ı Rıza’dan ve Emali-i Saduk’tan) el-Hemdani’den, o da Ali’den, o da babasından, o da el-Herevi’nin şöyle dediğini rivayet eder: Ali b. Musa er-Rıza’ya: Ey Resulullah’ın evladı! Ehl-i Hadis’in rivayet ettiği: ‘Müminler rablerini cennette sahip oldukları makamlarından ziyaret ederler’ hadisi hakkında ne diyorsunuz, diye arzettiğimde şöyle buyurdu: ‘Ey Eba Selt! Allah Tebarek ve Teala peygamberi Muhammed’i diğer peygamberler ve meleklerde olmak üzere bütün yarattıklarına üstün etmiştir. Onun itaatini kendi itaati, biatını kendi biatı, dünyada ve ahirette ziyaretini kendi ziyareti saymıştır. Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor: Kim Resule itaat ederse şüphesiz Allah’a itaat etmiştir.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ölünün üçünde, yedisinde ve kırkında merhum için taziye meclisi düzenlemek nebevi bir sünnet midir yoksa bidat mı?
    2522 Pratik Ahlak
    Merhum olmuş bir müslümanın arkasından üçünde, yedisinde ve ... taziye meclisi düzenlemekte gaye bir zamanlar aramızda bulunan fakat şimdi ahret yurduna göç etmiş şahısları anmak ve yad etmektdir. Böylesi taziye meclislerinin düzenlenme sebebi matem sahiplerine başsağlığı dilemenin ve hemdert olmanın yanı sıra kariler, meddahlar ve konuşmacılar tarafından ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    6655 Eski Kelam İlmi
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve temiz imamların (a.s) önemli ve sahih hadis kaynakları özel olarak nelerdir?
    7843 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü)
    Şiaların inancına göre imamların (a.s) rivayetleri, Hz. Peygamberin (s.a.a) rivayetleri gibi delil teşkil eder ve onlara uyulması gerekir. Bu açıdan bu rivayetler arasında herhangi bir fark yoktur. Bu nedenle dört hadis kitabı (Usul-u Kâfi, Tehzib, Men la Yehzeruhu’l-Fakih ve İstibsar) Şia’nın asıl hadis kaynakları olarak Hz. Peygamberin ...
  • Cenaze ve taziye merasimine katılmak insanın günahlarını azaltır mı?
    2391 Hadis
     Dini metinlerde ve kaynaklarda cenaze merasimine katılmak ve merhumun yakınlarına başsağlığı dilemek önemle tavsiye edilmiştir. Bu eylem eğer halis niyetlerle gerçekleştirilirse hiç şüphesiz Allah Teala tarafından mükafatlandırılacaktır. Zira Kuran’ı Kerim’in buyruğu «إِنَّ الْحَسَناتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئاتِ» “Şüphesiz iyilikler kötükleri giderir.”[1]Bu konunun hadisler ışığında ...
  • Kur’an’da, insanın elde ettiği rızkın helal olmasının yanında tayyip olmasıda istenmiştir. Helal ile tayyibin farkı nedir?
    12640 Kur’anî İlimler
    Tayyib kelimesi Sihahu’l-Lügat’te[1] temiz şeyler diye mana edilmiştir. İbn-i Manzur bu mananın yanı sıra Tayyib’in daha geniş bir manada kullanıldığını ve çeşitli yerlere uyan manalarının olduğunu söylemektedir. ‘Temiz toprak’ denildiği zaman bitkilerin ekilmesine uygun yer kastedilmektedir. Temiz esinti, şiddeti olmayan, hafiften esen rüzgardır. Temiz ...
  • Vesveseyi tedavi etme yolu nedir?
    10233 Pratik Ahlak
    Sözlerinizde belirttiğiniz gibi vesveseye müptelasınız. Belirttiğiniz ruhsal ve psikolojik sorunlarınızın çoğu kesinlikle bu hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlardan kurtulmak için ilk etapta hastalığınızı tedavi etmeye yönelin. Vesvesenin şeytanın desise ve tuzaklarından olduğunu bilmeli ve ona itina etmemelisiniz. Ondan kurtulmak ve bu tür hallerin bertaraf edilmesi için, kendinizi ...
  • Allah, taklit üzere Müslüman olmayı kabul eder mi?
    6686 Eski Kelam İlmi
    Ahirette inancımız hakkında sorulan soruya “Atalarımızı taklit edip onları körü körüne takip ettik” demekten başka bir cevabımız yoksa bu cevap geçerli olmaz. Çünkü böyle bir durum insanın fıtrat ve yaratışına da aykırıdır. İnanç, ilim ve yakin üzerine olmalıdır. Elbette bu ilim ve yakini insan bir bilenin ...
  • İbn-i Arabi’nin Zamanın İmamı Hz. Mehdi (a.s) hakkında ki görüşü nedir?
    37845 تاريخ بزرگان
    İbn-i Arabi’nin eserlerini incelediğimizde onun Hz. Mehdi (a.s) hakkındaki inancı ortaya çıkar. Ahir-uz zamanda zuhur edecek Hz. Mehdi’nin (a.s) asker ve komutanları hakkında Fütuhat-ı Mekkiyye’nin 366. babında şöyle yazar: “Allah’ın yeryüzünde yaşayan ve zuhur edecek halifesi vardır. Onun zuhuru dünya zulüm ve kötülükle dolduğu zaman gerçekleşecek ve ...
  • İmam Ali'nin (a.s.) görüşünde kuranın yeri nedir?
    8243 Kur’anî İlimler
    İmam Ali'nin görüşü ve anlayışında kuranı kerim en üstün mertebede yer almış ve makamının yüceliği bakımından en yüce makama sahiptir. Nehcül-balagada kuranla alakalı zikir edilen bazı özellikleri ve nitelikleri aşağıdaki maddeler şeklinde özetlenebilinir: 1- insanların hayrını isteyen öğüt verici, 2- Yol gösteren en iyi kılavuz, ...
  • Nikâh sözünün felsefesini açıklar mısınız?
    5376 Ahlak
    İslam açısından evlilik aile ve ardınca toplum teşkil etmek için kutsal bir sözleşme olup cinsel güdüyü gidermek, nesli çoğaltmak ve korumak, insanın tekâmülü, huzur ve sükûnet, iffet ve edep, duyguların pekişmesi ve birçok başka güzel özellik gibi eser ve neticeler taşır. Bu kutsal sözleşmenin sağlanması sadece ...

En Çok Okunanlar