Gelişmiş Arama
Ziyaret
19240
Güncellenme Tarihi: 2012/02/15
Soru Özeti
“Kurban bayramı gecesinde yapılan cima neticesinde şekillenen nütfeden meydana gelecek çocuk altı parmaklı olacaktır” şeklinde olan rivayet ne kadar doğru ve güvenilirdir?
Soru
“Hilyetu’l-Muttakin” adlı kitapta şöyle bir rivayet İmam Sadık dan (a.s) nakledilmektedir: “Eğer kurban bayramı gecesinde cima yapılır neticesinde çocuk şekillenirse söz konusu çocuk dört veya altıparmaklı doğacaktır”. Bu rivayet ne kadar muteber ve güvenilirdir? Eğer bu bağlamda başka bilgiler varsa bizi bilgilendirirseniz memnun kalırım.
Kısa Cevap

Peygamber Efendimiz (cinsel ilişkiye girme bağlamında müstehap ve mekruh konuları içeren uzun bir rivayette) İmam Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: “kurban bayramı gecesinde kendi hanımıyla cinsel ilişkide bulunma. Zira eğer bu gecede yapılan cima neticesinde çocuğun nütfesi şekillenirse ondan dünyaya gelecek çocuk ya dört parmaklı veya altı parmaklı olacaktır[1] Bu rivayet “Hilyetu’l-muttakin” adlı kitabının yanı sıra Tacuddin Eş-Şaiyri’nin kaleme aldığı “Camiu’l-Ahbar” ve Reziyud-din hasan bin fazl-ı Tebersi’nin kaleme aldığı “Mekarimu’l – Ahlak” adlı kitabında da nakledilmiştir. Ama senet olarak mürseledir[2].

Rivayetin içeriği hakkında şunları söyleyebiliriz: Kurban bayramı gecesinde yapılan cinsel ilişki o nütfeden doğan çocuğun dört veya altıparmaklı olabilmesi bağlamında cüz’ül ille yani illetin bir parçası konumundadır illeti tamme ki onunla malulun gerçekleşmesi zorunlu olur konumunda değildir. Dolayısıyla böyleli bir gecede nütfesi şekillenmiş her çocuk ille de dört veya altıparmaklı olacak bir kaide yoktur. Yani bu gecede nütfesi şekillenen her çocuk dört veya altı parmaklı olacağı kesin bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde dört veya altıparmaklı olan her çocuğun bu gecede nütfesinin şekillendiğini söylemekte imkânsızdır. Buna binaen her ne kadar bu rivayet senet bakımından mürsel olsa bile bir ihtar içermektedir. Dolayısıyla kurban bayramı gecesinde eşi ile cinsel ilişkiye girmenin çocuğun dört veya altıparmaklı olacağının illeti, illeti tamme olarak kabul etmesek bile, aklen muhtemel olan bu tehlike ve zarardan kaçınmak gerekmektedir.        



[1] Gale Resulullah (s.a.a): “… Ya Ali la tücamig mea ehleke fi leyletil ezha Fe innehu in gaza beynekuma veled yekunu lehu sittete esabi ev erbea esabi…” Eş-Şaiyri, Tacud-Din, Cami-ul Ahbar, s.103, el-faslı Sittun fiyma yestehibbu inde duhulil arus fil beyt ve fi beyani ovgatul hasene vel mekruhat lil-cima, şerif rezi yayın evi, Kum, 1363 h.ş. Tebersi, reziyud-din hasan bin fazl, mekarim-ul ahlak, s.209, Kum, 1413 h.k.  

[2] Tabi’inlerden olan bir kimsenin peygamberi görmediği halde kendisiyle peygamber arasında vasıta olan sahabeyi zikretmeden direkt peygamberden naklettiği rivayete “mursel” denilmektedir.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin evli erkekler eşlerinin izni olmadan geçici evlilik yapabiliyorlar?
    5026 فلسفه غرب 2009/12/20
    Cinsel istek, en güçlü cismi isteklerden birisidir ve insanın diğer doğal istekleri gibi bu cinsel istek de doğru bir şekilde karşılanmalıdır. Çünkü insanın doğasından kaynaklanan istekleri söndürmek mümkün değildir. Eğer bu istekleri bastırmayı başarsak dahi, bu akıllıca bir iş değildir ve yaratılış ...
  • Kur suya bağlı leğene konan necis bir elbiseyi sıkmanın hükmü nedir?
    4365 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/06/14
    Eğer necis bir şey (bizzat necaseti bertaraf ettikten sonra) bir defa kur suya veya akarsuya batırılacak olursa, su onun tüm necis bölgelerine ulaşırsa temizlenir. Farz ihtiyat gereği halı, elbise ve buna benzer şeyler suyun içinden çıkacak şekilde sıkılması ve hareket ettirilmesi gerekir.[1]
  • Bidat ve onun İslam’daki ölçüsü nedir?
    5281 Eski Kelam İlmi 2010/11/08
    “Bidat” sözlükte yeni ve geçmişi olmayan iş manasındadır. Istılahta ise “dinde olmayan bir şeyi dine sokmak” anlamındadır; yani din ve şeraitin bir cüzü olmayan ve de hiçbir İslam kanun ve buyruklarıyla uyuşmayan bir şeyi dine isnat etmektir. Bu yüzden İslam’ın tümel buyruklarını yeni ve modern hususlara ...
  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    3802 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • İnsanlar mahşerde sorguya çekilecekleri vakit insanlar buna şahit olacaklar mı?
    5521 معاد و قیامت 2014/01/21
    Kur’an-ı Mecid’de işaret edilen kıyametin özelliklerinden biri, insanların sır ve batınî gerçeklerinin açığa çıkmasıdır.[1] Bugünde insanların iman veya küfrü, hayır yahut şer niyeti, riya ve ihlâsı ve gizli amelleri kendisi ve başkaları için aşikâr olur. Bu açık ve aşikâr durum müminler için iftihar ve ...
  • Alkol çeşitlerinden biri olan etanol pak mıdır ve onu içmek helal mıdır?
    14513 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    2862 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Sünnetin kanıtsallığı dünyevî işlerde midir yoksa uhrevî hususlarda mıdır?
    3966 Masumların Siresi 2011/12/19
    Şia ve Ehli Sünnet mensubu usul bilginleri, sünnetin Allah Resulü’nün (s.a.a) söz, davranış ve onaylaması olduğu hususunda hemfikirdir. Şia, sünnetin imamların (a.s) söz, davranış ve onaylamasını da kapsadığına inanır. Bu yüzden imamet nübüvvetin boylamındadır ve Peygamber (a.s) ile imamların söz, davranış ve onaylaması arasında bir fark bulunmamaktadır. Şia’nın görüşünde ...
  • Alacaklı, hakkını zorla alabilir mi? Mesela beş dakikalığına bayıltarak veya birkaç kişinin yardımıyla zor kullanarak alabilir mi?
    6696 Teorik Ahlak 2010/10/07
    Borçlu, borcunu inkar eder veya ödemede mazereti olmadan ihmalkar davranırsa, alacaklı, alacağı miktarı onun malından alabilir. Ancak:1- Bu konuda kanun varsa, kanunlara uymak gerekir.[1] 2- Borçludan alacağını almak fitne ve fesada yol açacaksa o zaman şer’i hakime ...
  • İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı suları az olmasına rağmen Aşura günü nasıl gusül aldılar?
    4712 Masumların Siresi 2010/02/06
    İmam Hüseyin (a.s)'ın Ehl-i Beyt'i ve ashabının susuzluğuna ait rivayetlerle İmam (a.s) ve ashabının Aşura sabahı gusül, abdest ve temizlik yaptıklarına dair olan rivayetler hakkında söylemek gerekir ki, İmam (a.s)'ın kafilesinin suya ulaşmaması için muhasaraya alındığı ve İmam Hüseyin (a.s)'ın şehadet anında susuz ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    295113 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    186704 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112935 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    108891 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102523 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99601 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    89457 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82775 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    82476 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73741 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...