Gelişmiş Arama
Ziyaret
9044
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler gelmiştir?
Soru
Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler geldiğini lütfen açıklar mısınız? Bu soruya verilen cevapta lütfen sahih ve muteber kaynaklardan istifade edilsin.
Kısa Cevap

Hz Peygamberin vefatından sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bu hususta Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz.

Ayrıntılı Cevap

Hz Peygamberin vefat etmesinden sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bunlarda yer alan detayların tümü Ehli Sünnete mensup kardeşler tarafından kabul edilmemesi muhtemeldir, ama onların genelini inkâr etmek de mümkün değildir. Bu hususta dikkatinizi Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz:

"ان فاطمه ابنة رسول الله سألت ابا بکر الصدیق بعد وفاة رسول الله (ص) أن یقسم لها میراثها ما ترک رسول الله ص مما أفاء الله علیه فقال لها أبوبکر أن رسول الله ص قال لا نورث ما ترکنا صدقة فغضبت فاطمة بنت رسول الله فهجرت أبا بکر فلم تزل مهاجرته حتی توفیت"[1]

“Peygamberin kızı Fatıma babasının vefatından sonra mirasını kendisine vermesi için birinci halifeden istekte bulundu. Ebu Bekir, Peygamberin biz miras bırakmayız ve bizim bıraktıklarımız sadaka sayılır diye buyurduğunu söyledi! Fatıma bu sözü duyunca sinirlendi, Ebu Bekir’e küstü ve bu küsmeyi vefatına dek sürdürdü.” Aynı sahihi Buhari’de “Fatıma’yı öfkelendiren beni öfkelendirmiştir” diye Hz Peygamberden nakledilen bir hadis olduğunu bilmekteyiz.[2] Tüm İslam mezheplerinin kabul ettiği bu iki rivayet, Hz Fatıma’nın mazlum oluşu hakkında Şia’nın inancını ispat etmek için yeterlidir. Hz Zehra’nın tarihini aktaran Şii ve Ehli Sünnet kaynaklarını daha fazla incelemek için, 5256 (Site: 5512) sayılı soruyu incelemenin yanı sıra, bu husustaki diğer bilgilendirme sitelerine de başvurabilirsiniz.[3]

 


[1] “Sahih-i Buhari”, c: 4, s: 42, Daru’l Fikr, Beyrut, 1404 h.k.

[2] a.g.e, c: 4, s: 210.

[3] Örnek olarak buraya müracaat edebilirsiniz.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • eğer kor suyu necis olan bir elin üzerine dökülür ve akar giderse, akan bu suyun hükmü nedir?
    4378 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bütün taklidi mercilerin fetvasına göre kor miktarında olan her hangi bir kuyunun suyu, necisin kendisine veya necisin kendisine değil, necislenmiş bir şeye temas ederse, eğer tamas eden suyla birlikte necisin kendisi bulunmazsa, ve bunun yanı sıra suyun rengi, kokusu ve tadından hiç birisi değişmemişse necise temas eden ...
  • Kur\'an’da estetikle ilgili ayetler var mı?
    29192 Tefsir
    Güzel kelimesinin layık, iyi, cemil, çehresi güzel olan gibi manaları vardır. Istılahta ise bir görüntünün veya kemalin üzerine çekilmiş işlemeli ve şeffaf perde demektir. Genel olarak dört çeşit temel güzellik vardır. Maddi güzellik, manevi güzellik, makul güzellik ve Allah'ın mutlak cemali. Kur'an ...
  • Eğer evlat anne ve babasından önce vefat ederse merhumun evladı büyükbabasından miras alır
    18435 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Mirasın tabakaları ve açıklaması hakkında 3254 (Site: 3943) ve 1325 (Site: 1320) sayılı sorulara müracaat edebilirsiniz. Ama sorunuz hakkında muhterem mercilerin fetvalarını beyan etmeden önce, ölünün bir evladı (erkek veya kız) olduğu müddetçe torunlara miras ulaşmayacağını hatırlatırız. Ölünün (burada ölü derken büyükbaba veya büyükanne kastedilmektedir) evlatları kendisinden önce ölmeleri ...
  • Namazda âmin söylemenin yasaklanmasının felsefesi nedir?
    6702 وضو، اذان و نماز
    Ehlibeyt rivayetleri esasınca namazda âmin sözünü söylemek caiz değildir ve bunu söylemek namazın geçersiz olmasına neden olur. Artı, caiz olmaması delile ihtiyaç duymaz; yani namaz ibadetsel bir fiil olduğundan ve insanın kendi tarafından namaza bir şey eklenemeyeceğinden, eğer şeriat tarafından bir şeyin caiz oluşu ispatlanmazsa, bunun kendi ...
  • Dünyayı sevmekten kurtulmanın yolu nedir?
    11943 Pratik Ahlak
    Dünya “edna”nın müennesi olup (ahret hayatı karşısında) daha aşağı ve daha değersiz şey anlamındaki “deni” ve “denaet”ten veya (ahret hayatı karşısında) daha yakın anlamındaki “denev”den türemiştir. Kur’an ve rivayetlerin açıklamasında dünya yerilen dünya ve övülen dünya diye iki kısma ayrılır. Dünyadan söz eden ve insanları onun ...
  • Ezgi ve müzik yoluyla İslam dini ve Peygamberin hayat şeklini yaymak caiz midir?
    5639 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Genel anlamıyla İslam dini ve özel anlamıyla da Peygamberin (s.a.a) yaşam şeklini tebliğ etmek kendileri ve tebliğ yolları ve onları icra etme şekilleri hakkında düşünülmesi gereken en önemli konulardandır. Elbette bu hususla ilgili dikkat edilmesi gereken bir takım meseleler vardır:1. İslam ...
  • İslam dininin kadına bakış açısı nasıldır ve onun için nasıl bir konum belirlemiştir? Onlar tıpkı erkekler gibi midirler?
    20090 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi
    İslam, insanın tekâmülünü hedef edinmiştir. Bu açıdan da kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur. İslam açısından önemli olan kadınlık veya erkeklik değil, kendini yetiştirme ve Allah’a yakın olmaktır. Kadın ve erkek insanlığın iki temel unsurunu teşkil etmeleri nedeniyle, İslam’da bazen kadından ve bazen de erkekten söz ...
  • Hz. Peygamber, Ebu Leheb’e ile sıla-i rahimde bulunuyor muydu?
    10111 Masumların Siresi
    Sıla-i rahim, akrabalar ile irtibatı sağlayan amele denir. Bunun İslam açısından önemi, kâfir akrabalar ile dahi irtibatın kesilmesinin yasaklanmış olması derecesindedir. Elbette kâfir akrabalar inatçı olur ve İslam’a darbe vurma niyeti taşırsa, İslam onlara sıla-i rahimde bulunmayı yasaklamıştır. Bu yüzden Tebbet suresi, Ebu Lehep ve eşi hakkında nazil olmuş ...
  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    5917 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü)
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Allah’ı tanıma konusunu mahalledeki gençler topluluğuna nasıl açıklayabiliriz?
    4272 Eski Kelam İlmi
    İnançsal konular silsilesinde Allah’ı tanıma konusu en hassas konulardan olup birçok hususu içermektedir. Siz bu meseleleri tebliğ ederken ve açıklarken iki hususa riayet etmelisiniz: Birincisi, uygun ve mantıki konuları seçmelisiniz. İkincisi, muhatapların ruh hali ve ilmi düzeyine tam olarak riayet etmelisiniz.

En Çok Okunanlar